Reklamlar

Leonardo da Vinci: Son Akşam Yemeği

Son Akşam Yemeği, 1495-1498 dolayları, Alçı üzerine yağlıboya ve tempera, 460 x 880 cm, Santa Maria delle Grazie yemekhanesi, Milan, İtalya.

 

"Mayasız Ekmek Bayramı’nın ilk günü öğrenciler İsa’nın yanına gelerek, “Fısıh yemeğini yemen için nerede hazırlık yapmamızı istersin?” diye sordular. İsa onlara, “Kente varıp o adamın evine gidin” dedi. “Ona şöyle deyin: ‘Öğretmen diyor ki, zamanım yaklaştı. Fısıh Bayramı’nı, öğrencilerimle birlikte senin evinde kutlayacağım.’ ” Öğrenciler, İsa’nın buyruğunu yerine getirerek Fısıh yemeği için hazırlık yaptılar.

 

Akşam olunca İsa on iki öğrencisiyle yemeğe oturdu. Yemek yerlerken, “Size doğrusunu söyleyeyim, sizden biri bana ihanet edecek” dedi. Bu söz onları kedere boğdu. Teker teker, “Ya Rab, beni demek istemedin ya?” diye sormaya başladılar. O da, “Bana ihanet edecek olan” dedi, “Elindeki ekmeği benimle birlikte sahana batırandır. İnsanoğlu, kendisi için yazılmış olduğu gibi gidiyor, ama İnsanoğlu’na ihanet edenin vay haline! O adam hiç doğmamış olsaydı, kendisi için daha iyi olurdu.” O’na ihanet edecek olan Yahuda, “Rabbî, yoksa beni mi demek istedin?” diye sordu. İsa ona, “Söylediğin gibidir” karşılığını verdi.

 

Yemek sırasında İsa eline ekmek aldı, şükredip ekmeği böldü ve öğrencilerine verdi. “Alın, yiyin” dedi, “Bu benim bedenimdir.” Sonra bir kâse alıp şükretti ve bunu öğrencilerine vererek, “Hepiniz bundan için” dedi. “Çünkü bu benim kanımdır, günahların bağışlanması için birçokları uğruna akıtılan antlaşma kanıdır." (Matta 26:17-28)

 

Leonardo da Vinci’nin “Son Akşam Yemeği” Milano'da, Santa Maria delle Grazie manastırı yemekhanesindeki dörtgen salonun dar kenarınının tamamını kaplar. Yaklaşık dokuz metrelik genişliğiyle Leonardo'nun en büyük resmidir.

 

Son Akşam Yemeği, Kutsal Kitap’ta geçen İsa’nın hayatına dair en önemli olaylardan biridir. İsa’nın tutuklanıp çarmıha gerilmesinden önce havarileriyle yediği son yemekti. Aynı zamanda İsa'nın kanının şarap bedeninin ekmek ile temsili olan Efkaristiya'nın ortaya çıktığı akşamdı.

 

Son Akşam Yemeği teması Leonardo’dan önce de işlenmişti. Geleneksel betimlemelerde İsa sakince kutsal ekmeği paylaştırırken Yahuda hariç tüm havariler masada yan yana otururdu. Yahuda İskariot’un kimliğinin belirginleştirmek için ressamlar çeşitli yöntemlere başvurmuşlardı. Yahuda, kutsal figürleri tanımlayan haleden yoksun; masanın diğer yanında ayakta; izleyiciye arkası dönük biçimlerde resmedilmiştir. Ezcümle Yahuda İsa’ya bağlı on bir havariden yalıtılmış biçimde tasvir edilirdi. Leonardo’nun Son Akşam Yemeği ise bu versiyonlardan oldukça farklıydı. Sahnede hareket ve heyecan vardı. Her figür ince eleyip sık dokunarak hesaplanmış devinimlerle, yüzlerindeki dışavuran duygularla donatılmış biçimleriyle capcanlıydı. Leonardo sahne tasarımı ve Yahuda’nın kimliğinin belirginleştirilmesi açılarından bir başyapıt ortaya koymuştu.

 

Leonardo, Kutsal Kitap’ın metnine dönerek İsa’nın havarilerine “Size doğrusunu söyleyeyim, sizden biri bana ihanet edecek”, (Matta 26:21) dediği ana yoğunlaşmıştır. İsa’nın havarilerinden birinin kendisine ihanetini açıkladığı bu dramatik anı seçmiştir. Havariler İsa’nın bu ifşasının şaşkınlığında, hainin kim olduğunu sorgulayan bir tavır içinde betimlenmiştir. Bu sahnedeki canlılığın sihri tam da bu karşılıklı sorular ve işaretleşmelerdir.

 


 

Uzun bir yemek masasının merkezindeki İsa’ya göre sağlı sollu konumlanmış havariler, üçerli gruplar halinde resmedilmişlerdir. Her bir grup kendine özgü jest ve mimiklerle betimlenmiştir. İsa havarileri şaşkına çevirecek mevzu bahis sözleri yeni söylemiştir. Hemen hemen bütün havarilerin tepkilerinde ihanetin ifşası sonrasındaki korku ve şaşkınlık rahatça görülebilmektedir.

 

Masanın sol ucundaki Bartolomeus iskemlesinden heyecan içinde fırlar, onun yanındaki Küçük Yakup ile Andreas ellerini şaşkınlıkla yukarı kaldırır. En aceleci görülen Petrus da kalkmaya davranır ve ister istemez Yahuda’yı masanın üstüne doğru iter. İsa’nın açıkladığı ihaneti gerçekleştiren Yahuda masaya yaslanmış, sol eli masadaki ekmeğe uzanırken sağ eli ile ihanetin simgesi para kesesini göğsüne bastıran bir figür olarak resmedilmiştir. Diğer “Son Akşam Yemeği” versiyonlarında masanın diğer ucunda veya izleyiciye arkası dönük biçimde çizilen Yahuda ilk kez bu resimde diğer havarilerin arasında çizilmiştir.

 

On iki havari arasında betimlenmesine karşın, Leonardo büyük bir ustalıkla Yahuda’yı diğer figürlerden ayırmıştır. Kendini korkuyla geriye çekmesiyle daha çok belirginleştirmiştir onu. Yahuda, suskunca ellerini kavuşturmuş, sanki derin düşünceler içinde başını eğmiş Yuhanna'nın hemen yanında konumlanmıştır. İsa’nın solundaki havarilerin üçerli toplaştığı iki grup daha vardır. İsa’nın ifşası sonrası elleri iki yanında kuşkuyla bakan Tomas, korkuyla karışık şaşkınlık içindeki yüz ifadesiyle Büyük Yakup ve ayaktaki Filipus bir grubu; Matta, Taddeus ve ellerini soru sorarcasına kaldıran Simun diğer grubu oluşturmaktadır.

 

Resmin merkezindeki İsa, arkadaki manzaralı pencereden süzülen ışıkla kutsanmış gibi ön plana çıkartılmıştır. İsa perspektifin de merkezindedir. Heyecanlı havarilerin hareketliliğine karşın İsa, sükunet içinde ellerini masanın üzerine uzatmıştır. Öne eğilen başı, masanın üzerindeki ümitsiz elleriyle sanki derin bir hüzün içindedir. Efkaristiya da resimde işlenmiştir; İsa’nın bir eli ekmeği, diğer eli de bir kadeh şarabı göstermektedir.

 

Resmin bulunduğu yemekhane duvarının üst bölümünde üç kemer aynası vardı. Sofranın iki ucunda bulunan havari grupları yanlardaki küçük iki kemerin, içteki iki grup ve İsa ise ortadaki kemerin altındadır. Resmin banisi, aile kabristanının da bu manastırda olmasını isteyen Ludovico Sforza’dır. Kemer aynalarında süslemelerle çevrili Sforza ailesinin armaları sergilenmektedir. Ludovico Sforza ve eşi Beatrice d’Este’nin arması ortada yer alırken, Ludovico’nun sağında ve solunda oğulları Massimiliano ve Francesco’nun armaları vardır.

 

Son Akşam Yemeği, Leonardo’nun jestler ve mimikler üzerindeki uzun süren denemelerinin ve yeni ifade yöntemleri arayışının sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Sayısız kopya, yeniden yapım ve resimlemeyle tüm dünyada tanınmıştır.

 

Yararlanılan Kaynaklar;

Vasari, G., (2013). Sanatçıların Hayat Hikayeleri, Birinci Baskı, Sel Yayıncılık, İstanbul.

Zöllner, F., (2005). Leonardo, Birinci Basım, Taschen/Remzi Kitabevi, İstanbul.

Buchholz, E.L., (2005). Leonardo da Vinci, Literatür Yayıncılık, İstanbul.

Yetkin, S.K., (2007). Büyük Ressamlar, Birinci Baskı, Palme Yayıncılık, Ankara.

Erdoğan, C.E., (2015). Sanatın Büyük Ustaları Leonardo da Vinci, Birinci Baskı, Hayalperest Yayınevi, İstanbul.

Gombrich, E.H., (2002). Sanatın Öyküsü, Üçüncü Baskı, Remzi Kitabevi, İstanbul.

Vezzosi, A., (2004). Leonardo da Vinci Evren Bilimi ve Sanatı, İkinci Baskı, Yapı Kredi Yayınları, İstanbul.

Tükel, U. ve Arsal, S.Y., (2014). Sözden İmgeye Batı Sanatında İkonografi, Birinci Baskı, Kabalcı Yayıncılık, İstanbul.

Cömert, B., (1999). Mitoloji ve İkonografi, Birinci Baskı, Ayraç Yayınevi, Ankara.

Boynudelik, Z.İ., (2015). Bu resim ne anlatıyor? İkonografi, Birinci Baskı, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, İstanbul.

Kutsal Kitap (Eski ve Yeni Antlaşma, Tevrat, Zebur, İncil), Üçüncü Baskı, Yeni Yaşam Yayınları, İstanbul, 2003.